

Meme kanseri artık kabus değil... Yeni gelişmeler ile meme kanserinde kadınlar memesini kaybetmeden, hatta eskisinden daha güzel estetik görünümle bu hastalığı atlatmak mümkün Ünlü Meme Cerrahı U.Veronosi” erken evrede saptanmış meme kanserli kadınların memesini tamamen alarak cezalandırılmamalıdır, aksine yeni cerrahi yöntemlerle daha güzel görünümlü memeler ile bu kadınlar ödüllendirilmelidir” diyor Son yıllarda yapılan araştırmalar göstermiştir ki, MEME KANSERİ kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.Son 10 yıl içinde birçok yeni görüş meme kanserinin tanı ve tedavisine odaklanmıştır.Meme kanserinin özellikle batı ülkelerindeki hızlı artışı korkutucu boyutlara ulaşınca,birçok ülkede ‘ulusal kampanyalar’ ve tarama programları başlatıldı. ERKEN TANI ÖNEMLİ… ‘Amerika’da doğacak her 8 kız çocuğundan birinde yaşamının bir döneminde meme kanseri görülecektir’ tezi, günümüzdeki araştırmalar ile ispatlanmaktadır.Ancak bugün kesin olan bilgi, HER 9 KADINDAN BİRİ yaşamının bir döneminde meme kanseri olacaktır.Bu korkutucu gerçeğe karşın sevindirici olan meme kanserinden ölümlerin çok düşük oranda olmasıdır.Özellikle erken tanı konan hastalarda meme kanseri artık öldürücü bir hastalık değildir.Bu nedenle batı ülkelerinde erken tanıya yönelik mamografi taramaları ve kadınların bilinçlendirilmesi çalışmaları büyük önem kazanmaktadır. Meme kanseri özellikle ileri yaş ( 40 yaş sonrası ) hastalığı kabul edilmesine karşın her yaşta görülebilir.Çok nadiren erkeklerde de (%1) görülür.Hastalık erken evrede yakalandığı takdirde kadın hiçbir zarar görmeden, memesi alınmadan, radyoterapi (şua tedavisi ) görmeden hatta kemoterapi (ilaç tedavisi) görmeden bu hastalığı atlatabilir..Özetle denilebilirki, erken tanı konmuş meme kanserinde modern tedavi olanakları ile tamamen iyileşme olanağı vardır.Bu nedenle kadınların bu hastalığa karşı bilinçlenmesi, yıllık muayene ve mamografi takiplerini yaptırması çok önemlidir. Günümüzde meme hastalıkları çok hızlı ve basit tetkiklerle araştırılabilir.Meme hastalıklarının tanısı için sıklıkla mamografi ve ultrason kullanılır.Bir genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilen kadında yılda birkez yapılacak tetkikler ile varolan bir meme hastalığını saptamak mümkündür. Meme kanseri nasıl gelişir? Meme kanseri, lobülleri ya da süt kanallarını oluşturan hücrelerin kontrolsuz çoğalması ile gelişir. Süt kanallarından kaynaklanan kansere duktal karsinom, lobüllerden kaynaklanan tipe ise lobüler karsinom denir. Memenin sıcak, kırmızı ve büyük olduğu kanser türüne ise inflamatuar kanser denir. Inflamatuar kanser daha seyrek gürülür. Memenin lenf damarlarında tıkanıklığa neden olduğundan meme büyük ve ödemlidir, portakal kabuğuna benzer bir görünüm alabilir. İnflamatuar kanser hızlı yayılır. Meme kanseri nadiren erkeklerde de görülebilir. Meme kanseri kalıtsal mıdır? Kalıtsal meme kanseri görülen tüm meme kanserlerinin %5-10’unu teşkil eder. Hücrelerimizdeki genler anne ve babamızdan aldığımız kalıtsal genetik bilgiyi taşırlar. Meme kanserinde bazı genlerin hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Bu hasarlı genleri taşıyan meme kanseri hastalarının akrabalarında, meme kanseri ve yumurtalık kanseri gelişme riski daha fazladır. Bazı etnik gruplar için belirlenmiş, meme kanserine yol açtığı tespit edilen meme kanseri genleri bilinmektedir. Meme kanserine yakalanma riskini arttıran ve azaltan durumlar nelerdir? 1. En önemli risk faktorü yaştır. Yaş artıkça meme kanserine yakalanma riski de artar. 2. Aile öyküsü önemlidir. Birinci derece akrabalarında (anne, kızkardeş gibi) meme kanseri olanların meme kanserine yakalanma riskleri daha yüksektir. Bu grupta olan bayanların olmayanlara göre tarama testlerine daha erken başlamaları önerilir. 3. Meme kanseri beyaz ırkta daha sık görülür. 4. Radyasyona maruz kalma meme kanseri riskini arttırır. 5.Önceden meme kanseri olanlarda yeni meme kanseri gelişme daha yüksektir. Bağırsak, yumurtalık ve rahim kanseri olan hastalarda da meme kanseri gelişme riski daha fazladır. 6. Uzun dönem hormon (östrojen) tedavisi almış olma (örneğin menopoz için) riski arttırır. 7. Menopoz sonrası dönemde fazla kilo alma meme kanseri riskini arttırır. 8.Yetersiz fizik aktivite riski arttırır, özellikle ergenlik döneminde yapılan düzenli fiziksel aktivitenin meme kanseri gelişme riskini azaltığı bilinmektedir. 9.Doğum kontrol hapı kullananlarda meme kanserine yakalanma riskinin az da olsa arttığı bilinmektedir. 10. İlk adeti erken yaşta görenlerde risk artar. 11. Geç menopoza girenlerde risk artar. 12. İlk gebelik yaşı ne kadar geç ise meme kanseri riski de o kadar yüksek olur. Kürtaj ya da düşük nedeni ile doğum yapamadan gebeliklerin sonlanmasının meme kanseri riskini arttırdığı düşünülmektedir. 13.Hiç evlenmemiş bayanlarda daha sık görülür. 14.Sosyoekonomik durumu daha iyi olan bayanlanda, değişen yaşam koşullari nedeni ile meme kanseri riski daha yüksektir (Geç evlenme ve geç çocuk doğurma gibi nedenlerle). 15. Fazla miktarda alkol alımı riski arttırır. 16. Uzun süre emzirmenin meme kanserinden koruyucu olduğu düşünülmektedir. Meme kanserini erken evrede yakalamak için neler yapılabilir? 20 yaşın üstünde bayanların, tercihen banyoda sabunlu iken, memelerini ve koltuk altı bölgelerini kendilerinin elle her ay muayene edip, ayrıca ayna karşısında da iki memede daha önceden olmayan bir görüntü var mı diye kontrol etmeleri gereklidir. Kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak ilgili hekimlerden öğrenilebilir. 20 yaş ile 40 yaş arasındaki kadınlara her 3 yılda bir, 40 yaş ve üstündekilere ise her yıl bir doktor tarafindan meme muayenesi yapılmalıdır. 50 yaş sonrasında her kadın her yıl bir mammografi çektirmelidir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olup, meme kanseri gelişmesi için riskli grupta olan kadinların ise 40 yaşından sonra yıllık mamografi çektirmeleri önerilmektedir. Böylelikle henüz hastada hiç bir şıkayete yol açmadan çok erken evrelerde meme kanserini yakalama olasılığı artar. Unutulmamalıdır ki, erken evre meme kanseri tedavi ile iyileştirilebilir bir hastalıktır. Meme kanserinin belirtileri neler olabilir? Erken evre meme kanserinde hastanın hiç şikayeti olmayabilir, ya da aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı olabilir.Memede ele kitle gelmesi en sık rastlanan belirtidir.Memeden akıntı gelmesi (bulanık ya da kanlı)Meme başında çekilmeMeme derisi üzerinde çekilmeMemede büyüme, ödem, kızarıklık, meme derisinin portakal kabuğu görünümünde olmasıMeme başında iyileşmeyen yaraMemede daha önceden olmayan, gözle farkedilebilen herhangi bir değişiklik Meme kanseri öncelikle lenf damarları ile koltuk altındaki lenf bezlerine sıçrar. İleri evrelerde kanserin meme dışında başka organlara sıçramasına metastaz yapma denir. Meme kanseri en çok kemik, akciğer ve karaciğere metastaz yapar. Metastatik hastalığı olanlarda hastalığın sıçradığı organa göre şikayetler ortaya çıkar. Örneğin kemiğe sıçramışsa, kemik ağrısı, kemik kırıkları meydana gelebilir. Beyine sıçramışsa felç, görme bozukluğu, başağrısı, başdönmesi gibi şikayetler gelişebilir. Teşhis nasıl konur? Yukarda sayılan belirti veya şikayetleri olan hastaların mutlaka bir doktora başvurmaları gereklidir. Doktor muayenesini yaptıktan sonra memede kitle veya herhangi bir şüpheli durum fark ederse ultrason ile muayene ve meme filmi çekmek gerekebilir.0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder